Hoşgeldiniz.

Yardımlaşma ve dayanışma ile ilgili ata sözler i ve anlamları Derdini söyleyemeyen, derman bulamaz: Çaresizlik içinde bocaladığımız birçok durumlar vardır ki başkalarına açılamadığımız için bir
  • 5 üzerinden 3.69   |  Oy Veren: 48      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Yardımlaşma ve dayanışma ile ilgili atasözleri ve anlamları

    Sponsorlu Bağlantılar




    Yardımlaşma ve dayanışma ile ilgili atasözleri ve anlamları





    Derdini söyleyemeyen, derman bulamaz:
    Çaresizlik içinde bocaladığımız birçok durumlar vardır ki başkalarına açılamadığımız için bir çıkış yolu bulamayız İnsanın tek başına halledemeyeceği müşküller olabilir Bu durumda bize yardımı dokunabilecek birisine müracaat etmek kaçınılmazdır Aksi takdirde içe gömülen dertler, kişileri ruh bunalımlarına sürükleyebilir
    Hayvan koklaşa koklaşa; insan söyleşe söyleşe:
    Hayvanların tanışma ve yakınlıkları içgüdüsel olarak koklaşa koklaşa sağlanır İnsan ise akıllı bir varlık olup bunu söz ile ifade eder Dolayısıyla insanların yakınlıkları konuşarak sağlanır Birbirini anlamayan kişilerin beraberlikleri mümkün değildir Zira insanları bir arada tutan en önemli unsur fikir birliğidir
    Kele, köseden yardım gelmez
    Yardıma muhtaç olan kişi, ihtiyaç duyduğu şey konusunda kendi dururken başkasına yardım edemez. Kendi derdine çare bulamamış, kendi işini halledememiş ki, başkasına nasıl yardım etsin?

    Komşu komşunun külüne muhtaçtır
    Hayat şartları insanları bir arada yaşamaya zorunlu kılmıştır. Bir arada yaşama sosyal hayatı, sosyal hayat da karşılıklı olarak yardımlaşmayı beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla insan her meselesini tek başına halledemez olmuş, yakınındakine başvurmak zorunda kalmıştır. Bu bakımdan komşular birbirlerine en küçük şey için bile muhtaçtırlar. Çünkü en önemsiz şeyin yokluğu, büyük bir işin aksamasına yol açabilir.

    Veren eli herkes öper
    Cimri olmayan, ona buna yardım elini uzatan, eli açık olan, iyilik yapan kimseyi pek çok kişi sever; ona saygı duyar.

    Verirsen doyur, vurursan duyur
    Bir yardımda bulunacak, bir iyilik yapacaksanız bu mutlaka bir işe yaramalı; doyurucu ve karşı tarafın ihtiyacını giderici nitelikte olmalıdır. Çünkü gelişigüzel, baştan savma, yarı buçuk yapılan yardımlar pek işe yaramaz. Bir kavgaya tutuşmadan önce hasmını bu kavgadan haberdar etmek de mertlik gereğidir. Ansızın, habersiz saldırmak er kişiye yakışmaz.

    Yakın (hayırlı) dost (komşu), hayırsız akrabadan (hısımdan) yeğdir (iyidir).
    Sıkıntıya düşen kişi, öncelikle akrabalarından ilgi bekler, yardım ve iyilik umar. Ancak bu beklentileri boşa çıkmış, akrabaları yüzüne bakmamışlardır. Öte yandan dost ve komşuları onu yalnız bırakmamış, ilgi ve yardımlarını esirgememişlerdir. İşte bunun için hayırlı dost, hayırsız akrabadan daha iyidir.

    İyilik eden iyilik bulur
    Bir karşılık beklemeden yardım yapan, kayıran, yardımcı olan, yararlı işlerde bulunan kimse, hemen herkes tarafından sevilir. Günü geldiğinde iyilik görenler, bunun karşılığını ona iyilik yaparak öderler.

    Az veren candan, çok veren maldan
    Varolalı beri insan, insanın yardımına ihtiyaç duymuştur. Bu bakımdan ihtiyaç sahibine yardımda bulunmak bir insanlık görevi hâline gelmiştir. Kimi yoksul kimseler birilerine yardım ya da armağan olarak bir şey verirlerse (küçük de olsa) bu onlar için bir fedakârlıktır. Çünkü verdikleri şeyden kendilerinde de yok denecek kadar az bulunmaktadır. Dolayısıyla yardımları ya da armağanları yürekten, içten ve candandır. Bunun yanında zengin olanın yapacağı yardım, fakirin yaptığı yardımdan daha fazla olabilir. Ancak bu onun için fedakârlık sayılmaz. Çünkü ihtiyacından fazla olan malından vermiştir. Dolayısıyla verdiği malın yoksulluğunu çekmiyordur o.

    Yalnız taş duvar olmaz
    İnsanlar bir arada yaşamak zorundadırlar. Bu zorunluluk bir dayanışmayı, yardımlaşmayı gerekli kılar. Nasıl ki tek taşla duvar yapılamazsa, insanlar da tek başlarına tüm işlerinin üstesinden gelemezler. Dolayısıyla diğer insanlarla ilişki kurmak, işbölümü yapmak, iş birliğine geçmek durumundadır.

    Ne verirsen elinle, o gider seninle
    Yaşadığı sürece yoksula, yetime, yolda kalmışa yardım eden, onları doyurup giydiren ve gözeten kimse, bunların karşılığını öbür dünyada alacaktır. Hatta Yüce Allah, ona kat kat fazlasıyla verecektir.

    El eli yıkar, iki el de yüzü
    Toplu yaşama biçimi herkese bir görev yükler. Bu görevlerin yapılması bir yandan düzeni sağlar, bir yandan da sıkıntıların ortadan kalkmasını. Dolayısıyla karşılıklı yardımlaşma esasına dayalı bu görev iyilikleri çoğaltır, toplumu güçlü kılar.

    Dost dostun eyerlenmiş atıdır
    Hakikî dost, dostunun en sıkışık zamanında yardımına koşmaya hazır durumda bekler.



    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    İnsan olarak hep beraber yaşamak zorundayız.Üretmek çalışmak ve bunları diğer insanların hizmetlerine sunmak dururmundayız.Hemen her konuda başka insanlara yardım duyarız.Bu nedenle insanların ihtiyaçlarını gidermek gerekir.Bu hem insani bir davranış olmakla beraber hem dini hem de kendimize yapılmış bir iyiliktir.Unutmayalım ki hayat bizlere ne getirir bilinmez.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.