Hoşgeldiniz.

Kaside nedir? Kasidenin bölümleri ve özellikleri nelerdir? Örneklerle Açıklaması Kasideler, genellikle birini övmek ve ya yermek amacıyla yazılan şiir ler, daha çok din ve devlet
  • 5 üzerinden 2.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Kaside nedir? Kasidenin bölümleri ve özellikleri nelerdir? Örneklerle Açıklaması

    Sponsorlu Bağlantılar




    Kaside nedir? Kasidenin bölümleri ve özellikleri nelerdir? Örneklerle Açıklaması


    Kasideler, genellikle birini övmek ve ya yermek amacıyla yazılan şiirler, daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan divan edebiyatı şiirlerdir. Kaside şairlerine kaside-gü (kaside söyleyen), kaside-sera ya da kaside-perdaz (kaside yazan) denir. Çok katı bir kalıpla yazılan kasideler, 6 bölümden oluşur.

    Türk edebiyatında 13. yüzyılda kullanılmaya başlanır. Nazım birimi beyittir. Beyit sayısı 33-99 arasında değişir. Kasidenin ilk beyitine matla denir. Şair kasidesi içinde matlayı tekrar ederse tecdid-i matla denir. Matlayı birden çok tekrar ederse bu zat-ül metali veya zül metalidir. Kasidenin son beyitine makta , şairin mahlasının bulunduğu beyite taç beyit denir. Kasidenin en güzel beyiti beyt-ül kasid olarak isimlendirilir.

    "Kasideler birini övmek veya yermek için yazılan şiirlerdir."şeklindeki tanım,bunun nazım şekli değil de nazım türü olduğunu ortaya çıkartır.Oysa kaside adı şiirin nazım şekliyle alakalı bir durumdur.Bu açıdan bakıldığında kasideleri belirli bölümlerden oluşan ve gazellerden daha uzun yazılan belli bir kafiye örgüsü olan(aa ba ca da....)nazım şeklidir diye tanımlamak daha doğru olacaktır. Kasideyi övgü ve yergi şiiri olarak tanımlarsak övgü ve yerginin yapıldığı farklı nazım şekilleriyle yazılmış bütün şiirleri bu gruba dahil etmemiz gerekir.Mesela şair gazelinde bir kişiyi övdü ise onun da kaside olduğunu iddia etmemiz gerekir ki bu da bizi açmaza sürükler.Aynı şekilde bütün hicviyeleri kaside olarak adlandırmamız gerekir.Mesela Ziya paşanın meşhur terkib-bendlerini(erbâb-ı kemâli çekemez nâkıs olanlar,rencîde olur dîde-i huffâş ziyâdan...) kaside olarak kabul etmemiz gerekir. Kasidelerde illaki övgü veya yergi olacak şartı yoktur.Meselâ şair bahariyye içinde tamamen baharın güzelliklerinden bahsetmişse bunun içinde övgü ve yergi aramak abes olacaktır.Özellikle İstanbul'dan uzak kalan şairlerin divanlarındaki kasidelerde bir devlet büyüğünü övmekten ziyade bu tür övgü dışı konuların anlatıldığı eğer incelenirse görülecektir. Aynı hatalar gazel için de yapılmaktadır.Gazel kadın aşk şarap konulu şiirler demek değildir.Gazel bir nazım şeklidir.En az 3 beyittir.Beyit sayısı kasideler kadar fazla değildir.3 beyitten az olan gazellere nâ-tamam gazel denir.Yani tamamlanmamış."


    Kasidenin Bölümleri

    1. Nesip (Teşbib)
    Kasidenin ilk bölümüdür, şiir yönünden en ağır bölümdür.
    Genelde 31/99 beyit olur.
    Şair bu bölümde betimleme yapar ; kadın, kış, at, bahar vs.
    Baharın tasviri yapılıyorsa: Bahariye, kışın tasviri yapılıyorsa: Şitaiye, temmuzun tasviri yapılıyorsa: Temmuziye, ramazanın tasviri yapılıyorsa: Ramazaniye, atın tasviri yapılıyorsa: Rahşiye, hamamın tasviri yapılıyorsa: Hamamiye.

    2. Girizgah
    Nesip bölümünden methiye bölümüne geçerken söylenen ve basamak görevinde olan beyitlerdir.
    Şair bu bölümde övgüye başlayacağını haber verir.
    1-2 beyitten oluşur.
    3. Methiye
    Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü bölümdür.
    Şiir yönü çok zayıf, dil yönü diğer bölümlere göre çok ağırdır.
    4. Tegazzül
    Gazel söyleme anlamına gelir, bütün kasidelerde olması zorunlu değildir.
    Methiyeden sonra şair bir fırsatını düşürüp aynı ölçü ve uyakta bir gazel söyler, buna tegazzül denir.
    5. Fahriye
    Şairin kendini övdüğü bölümdür.
    Fahriyeyi en seven şair Nefi'dir.
    6. Tac
    Şairin kendisi hakkındaki yeni düşüncelerini söylediği bölümdür.
    2-3 beyit bulunur.
    'Nefi' çok kullanır.(Tac bir bölüm değil sadece şairin isminin geçtiği beyittir)
    7. Dua
    Kasidenin son bölümüdür.
    Birkaç beyit olur.
    Şair burada övdüğü kişinin başarılı, uzun ömürlü, talihinin iyi olması yönünde dua eder.

    Kaside ve Tarihsel Önemleri

    Kasideler, sosyal ve kültür tarihi araştırmacısı için önemli bir belge ve bilgi kaynağı olarak değerlendirilebilirler. Resmî tarihi vesikalar kadar, edebî metinlerin de tarih araştırmacısı için önemli bir belge olduğunu ispatlayacak mühim kaynaklar arasındadır.

    Kasideler, ideal devlet adamı profili çizme, sosyal ve ekonomik konularda devrin özelliklerini yansıtma, sosyal hayatın değişik sahnelerini anlatma, tarihî şahsiyetlerin biyografik bilgilerine katkıda bulunma, siyasal ve kültürel tarihin pek çok değişik safhası için yazılmış edebi eserlerdir.


    Kasideler Konularına Göre Değişik İsimler Alırlar

    Kasideler konularına göre isimlendirilir.
    Tevhid: Allah'ın birliğini anlatan kısa gazel.
    Münacaat: Allah'a yalvarmak yakarmak için yazılır.
    Na'at : Peygamberi övmek için yazılır.
    Methiye : Devlet büyüklerini övmek için yazılır.
    Mersiye : Ölüm temalı kasidelerdir.
    Hicviyye: Alay etmek amacında yazılan kasidelerdir.
    Şehrengiz:Bir şehrin güzelliklerini anlatan kasidelerdir.
    Cülusiye: Padişahın tahta geçişine sevinen kişiler için yazılan kasidelerdir.
    Kasideye güzel bir örnek; Su Kasidesi

    Su Kasidesi Fuzûlî'nin meşhur kasidelerinden biridir. Aruzun "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifi "su" olduğu için bu şekilde adlandırılır. Fuzûlî bu kasidesini Muhammed'i övmek amacıyla yazmıştır. Kaside üstün bir lirik söyleyiş ve sanatlı anlatımıyla Türk Edebiyatı'nın büyük şairlerinden Fuzûlî'nin bir söz şaheseridir.

    Divan şairleri umumiyetle fikirlerini bir beyitte sona erdirirler. Fuzuli bu eserinde 31. beyitle 32. beyiti birbirine bağlıyor. İki beyitte de mahşer günü bahis konusudur. O gün insanlar Tanrı'ya hayatlarında yaptıkları iyi ve kötü işlerin hesabını verecekleri için büyük bir telaş ve heyecan içinde olacaklardır. O gün Muhammed kendisini sevenlere şefaat edecektir.


    Fuzuli / Su Kasidesi

    Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
    Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çare su


    Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
    Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su


    Zevk-i tiğından aceb yok olsa gönlüm çâk çâk
    Kim mürûr ilen bırakır rahneler dîvâre su


    Suya versin bağ-ban gülzar-ı zahmet çekmesin
    Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin-gülzâre su


    Ohşadabilmez gubârını muharrir hattına
    Hâme tek bakmaktan inse sözlerine kare su

    Ârızın yâdiyle nem-nâk olsa müjgânım n’ola
    Zayi olmaz gül temennâsiyle vermek hâre su


    Gam günü etme dîl-i bîmardan tiğin diriğ
    Hayrdır vermek karanû gecede bîmâre su


    ıste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et
    Susuzum bu sahrede benim’çün âre su


    Ben lebim müştâkıyım zühhâd kevser tâlibi
    Nitekim meste mey içmek hoş gelir huş-yâre su


    Ravza-ı kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
    Âşık olmuş gâlibâol serv-i hoş reftâre su


    Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek
    Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vare su


    Dest-bûsı arzûsiyle ger ölsem dostlar
    Kûze eylen toprağım sunun anınle yâre su


    ıçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
    Gül budağının mîzacına gire kurtâre su


    Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
    ıktidâ kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr’e su


    Seyyid-i nev’i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ
    Kim sepiptir mu’cizâtı âteş-i eşrâre su


    Kılmak için taze gül-zâr-i nübüvvet revnakın
    Mu’cizinden eylemiş izhar seng-i hâre su


    Mu’ciz-i bir bahr-i bî-pâyan imiş âlemde kim
    Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i küffâre su


    Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima
    Parmağında verdiği şiddet günü Ensâr’e su


    Eylemiş her katrede bin bahr-i rahmet mevc-hîz
    El sunup urgaç vuzu-ı için gül ruhsâre su


    Hâk-i pâayine yetem der ömrlerdir muttasıl
    Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su


    Zerre zerre hâk-i der-gâhına ister salar nûr
    Dönmez ol der-gâhdan ger olsa pâre su


    Zikr-i na’tın virdini derman bilir ehl-i hatâ
    Eyle kim def-i humar için içer mey-hâre su


    Yâ Habîbâ’llah yâ Hayr’el-beşer müştâkınım
    Eyle kim leb-teşneler yanıb diler hem vâre su


    Sensin ol bahr-i kerâmet kim şeb-i Mi’rac’da
    şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre su


    Çeşm-i hûr-şidden her dem zülâl-i feyz iner
    Hâcet olsa merkâdin tecdîd eden mi’mâre su


    Bîm-i dûzah nâr-i gam salmış dîl-i sûzânıma
    Var ümîdim ebr-i ihsanın sepe ol nâre su


    Yümn-i na’tinden güher olmuş Fuzûlî sözleri
    Ebr-i nîsandan dönen tek lü’lü-i şeh-vâre su


    Hâb-ı gafletten olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
    Hâb-i hasretten dökende dîde-i bîdâre su


    Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam
    Çeşm-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su

    Fuzûlî

    Kaynak: Wikipedia

    Bir yerlerden alıntıdır.

    Not: Aşağıdaki içerik yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklanmış olan içeriğin özeti niteliğindedir. Üstteki bilgilerden daha farklı bilgiler içermez.


    <strong><----- Kısa ve Öz Bir Anlatım -----></strong>

    Kasideler, daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan şiirlerdir. Kaside şairlerine kaside-gü (kaside söyleyen), kaside-sera ya da kaside-perdaz (kaside yazan) denir. Çok katı bir kalıpla yazılan kasideler, 6 bölümden oluşur.

    Kasidenin Bölümleri
    Birinci bölüm 15-20 beyitliktir. Bu ilk bölüme, aşıkane duygular yer alıyorsa “nesib”, bahar, doğa, bayram gibi konulara değiniliyorsa “teşbib” adı verilir.
    İkinci bölüm girizgah ya da girizdir. Genellikle tek beyitten oluşur ve burada şair medhiyeye (övgüye) geçeceğini bildirir. Girizgah konuya uygun ve nükteli olmalıdır.
    Üçüncü bölüm medhiyedir. Bu bölümde asıl konu anlatılır. Beyit sayısı konuya ve şaire göre değişen medhiye bölümü kasidenin en sanatlı beyitlerini içerir.
    Kasidenin dördüncü bölümü tegazzüldür. Tegazzül, 5-12 beyit arasında değişir. Kasidenin başında ya da sonunda yer alabilir. Bu bölüm her kasidede bulunmayabilir.
    Beşinci bölüm fahriyedir. Şair bu bölümde de kendisini över.
    Kasidenin son bölümü duadır. Bu bölümde önceki beyitlerde övgüsü yapılan kişi için dua edilir.
    Kasideler, nesib bölümünde ele alınan konuya göre göre kaside-i bahariyye, kaside-i ramazaniyye, kaside-i hammamiyye olarak adlandırılır. Uyaklarına göre r harfi ile bitiyorsa kaside-i raiyye, l harfiyle bitiyorsa kaside-i lamiyye, m harfiyle bitiyorsa kaside-i mimiyye diye anlandırılır. Rediflerine göre de, tevhid, münacaat, methiye diye bölümlenir. Kasidenin en güzel beyiti “beyt-ül kaside”dir. Şairin adının geçtiği beyite ise “tac beyit” denir.


    Paylaş Facebook Twitter Google


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.