Hoşgeldiniz.

sevgi hikayeleri sevgi ile ilgili hikayeler kısaca eklermisiniz Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın 19 Mayıs İle İlgili Hikayeler Sorumluluk İle İlgili Hikayeler 23 Nisan İle
  • 5 üzerinden 4.02   |  Oy Veren: 90      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Sevgi İle İlgili Hikayeler

    Sponsorlu Bağlantılar




    sevgi hikayeleri
    sevgi ile ilgili hikayeler kısaca eklermisiniz



    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Sevgi İle İlgili Hikayeler

    Üç İhtiyar Misafir (Sevgi konulu bir öykü)

    Bir kadın, kapıdan dışarı çıktığında, bembeyaz sakallı üç ihtiyarın kendi evinin önünde oturduklarını görür.
    'Ben sizi hiç tanımıyorum, der...
    Ama aç ve susuz olmalısınız... Lütfen içeriye gelin de sizlere bir şeyler ikram edeyim...'
    'Evin erkeği içerde mi?' Diye sorar adamlar.
    'Hayır, der kadın. Şu an evin dışında.'
    'O evde olmadığı sürece bizim bu eve girmemiz mümkün değil...' diye cevap verirler.
    Akşam olup kocası eve döndüğünde kadın olanları anlatır.
    'Peki, onlara söyleyebilir misin, der adam. Ben evdeyim artık, bu eve gelebilirler...'
    Kadın dışarı çıkıp bu kişileri içeri davet eder.
    Ama bu defa da;
    'Hepimiz aynı anda içeri girmeyiz' der yaşlı adamlar.
    Kadın öğrenmek ister;
    'Niye giremezsiniz?..'
    İhtiyarlardan biri açıklar:
    'Onun adı ZENGİN, der bir arkadaşını göstererek.
    Diğeri BAŞARI...
    Ben ise SEVGİ...'
    Sonra ekler; 'Şimdi içeri gir ve kocanla konuş. Hangimizi evinizde istersiniz?..'
    Kadın içeri girip söylenenleri kocasına anlatır. Adam duyduklarıyla neşelenerek;
    'Ne güzel, der. Madem öyle, Zengin'i içeri çağıralım ve evimizi zenginlikle doldursun...'
    Karısı itiraz eder;
    'Canım, niçin Başarı'yı çağırmıyoruz?'
    Bu sırada, evin diğer köşesinde bulunan gelinleri konuştuklarını duyar. Koşarak gelir ve kendi fikrini söyler;
    'Sevgi'yi çağırsak daha iyi olmaz mı? Evimiz sevgiyle dolar!..'
    'Gelinimizin teklifini dikkate alalım, der adam karısına... Dışarı çık ve bizim misafirimiz olması için Sevgi'yi davet et.'
    Kadın dışarı çıkar ve yaşlı adamlara sorar;
    'Hanginiz Sevgi idi? Lütfen içeri gel ve misafirimiz ol...'
    Sevgi ayağa kalkar ve eve doğru yürümeye başlar.
    Fakat diğer iki yaşlı adam da onu takip ederler...
    Kadın şaşırmış bir halde Zengin ve Başarıya sorar;
    'Ben sadece Sevgi'yi davet ettim, siz niye geliyorsunuz?'
    Zengin ve Başarı bir ağızdan cevap verirler:
    'Eğer Zengin'i ya da Başarı'yı davet etmiş olsaydın diğer ikisi dışarıda kalırdı.
    Ama sen Sevgi'yi davet ettin...
    O nereye giderse biz de ardından oraya gideriz.
    Çünkü nerede Sevgi varsa, orda Başarı ve Zenginlik de vardır!..'

    Anne Sevgisi

    Ünlü doğa parkı Yellowstone National Park’da çıkan bir yangın sonrası görevliler, hasar tespit çalışmaları için ormanda geziyorlardı. Görevlilerden biri, bir ağacın dibinde küller içinde neredeyse kömürden bir heykele dönüşmüş bir kuş gördü.

    Görevli, elindeki çubukla hafifçe dokundu kömürleşmiş kusa. Dokunur dokunmaz küsün kanatları altından üç küçük kuş yavrusunun cıvıldayarak çıktığını gördü. Anne kuş, gelen tehlikeyi fark ederek, yavrularını bir ağacın arkasına getirmiş, kendisinin yanacağını bile bile onları kanatlarının altında saklamıştı.

    Yangın, yayılmadan çok rahatlıkla uçup oradan uzaklaşması mümkünken yavrularının yanında
    kalmayı tercih etmişti. Alevler, bulunduğu yere varıp küçücük bedenini kavurmaya
    başladığında hiç kıpırdamadan kalmıştı.

    Bedeni, yanıp kavrulmuştu, ama geriye hiç ölmeyecek bir “anne” heykeli bırakmıştı…
    Hayatın Bize Sunduğu En Büyük Nimetin Kıymetini Bilelim...

    Önemli Olan Vermektir..

    Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam şansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu.
    Doktor durumu beş yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk bir an duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve:

    -'Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı' dedi.

    Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu.
    Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de giderek soluyordu...

    Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu :
    - 'Hemen mi öleceğim ?'
    Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanı verip, öleceğini düşünüyordu.

    Sevginin Gücü

    Her iyi anne gibi Karen de, bir bebeğinin yolda olduğunu öğrenince, üç yaşındaki oğlu Michael’ı yeni bir kardeş için hazırlamaya başlamıştı. Bebeğin kız olacağı anlaşıldı ve Michael annesinin karnındaki kız kardeşine, her gün, her akşam şarkı söylemeye başladı.
    Onunla tanışmadan önce bir sevgi bağı oluşturmaya başlamıştı.

    Hamilelik normal şekilde gelişiyordu. Vakti gelince, doğum sancıları başladı. Sonra her beş dakikada bir, üç dakikada bir ve her dakika.
    Fakat doğum anında bazı ciddi sorunlar ortaya çıktı ve Karen’in sancıları saatler sürdüğü halde, bebek bir türlü doğmadı. Bir sezaryan mı gerekecekti? Nihayet çok zorlu çabalar sonucu, Michael’in kız kardeşi dünyaya geldi. Ama çok ciddi bir sorun var gibiydi.
    Gece yarısı çalan ambulans sirenleri arasında, Tenesse Knoxville’deki St.Mary Hastanesi Çocuk Servisinin yoğun bakım ünitesine kaldırıldı.

    Günler geçtikçe küçük kız kötüleşiyordu. Çocuk doktoru, çok üzgün bir şekilde “Çok az bir ümit var. En kötü son için, hazırlıklı olmalısınız.”dedi.

    Karen ve eşi cenaze töreni için mezar yetkilileriyle konuştular. Evlerinde bebekleri için harika bir oda hazırlamışlardı. Oysa şimdi cenaze için töreni hazırlanıyordu.

    Öte yandan Michael, anne ve babasına kız kardeşini görebilmek için yalvarıp duruyor, “Ona şarkı söylemek istiyorum” diyordu. Yoğun bakımda iki hafta, sanki cenaze töreninin bir hafta sonra olacağını işaret ediyor gibiydi. Michael ise şarkı söyleme konusunda, annesine ısrar ediyordu. Ama yoğun bakım ünitesine çocukların girmesi kesinlikle yasaktı.

    Ancak

    Karen kararını verdi. Onu oraya sokacaktı. İzin verseler de, vermeseler de oğlu kardeşine şarkı söyleyecekti. Eğer Kız kardeşini şimdi göremese, bir daha asla göremeyebilirdi.

    Ona kendisine oldukça büyük gelen bir ziyaretçi giysisi giydirdi ve yoğun bakım ünitesine soktu. Sanki yürüyen bir kirli çamaşır torbasıydı. Başhemşire onun bir çocuk olduğunu hemen anladı ve “O çocuğu buradan hemen çıkarın.

    Çocukların girmesi yasak.” Diye uyardı. Genelde uysal bir kadın olan Karen’in içindeki annelik güdüsü, birden güçlü bir şekilde başkaldırdı ve başhemşirenin yüzüne çelik gibi bakışlarla bakarak,”Kız kardeşine şarkı söylemedikçe buradan gitmeyecek” dedi.

    Michael’i kız kardeşinin yatağına götürdü. Michael yaşam savaşını kaybetmek üzere olan küçük kıza baktı. Bir süre sonra şarkı söylemeye başladı, saf temiz kalpli,3 yaşındaki çocuğun pırıl pırıl sesiyle, “You are my sunshine, my only sunshine, you make me happy when skies are grey...” (Sen benim gün ışığımsın, tek gün ışığım, gökyüzü griyken beni mutlu edersin.)

    Aniden küçük kızda değişim başladı, şarkıya bir tepki veriyordu. Kalp atışları sakinleşti ve düzenli olmaya başladı. “Şarkıyı sürdür” dedi Karen, gözleri yaş doldu. “You never know, dear how much Ilove you. Please don’t take my sunshine away!”(Seni ne çok sevdiğimi asla bilemeyeceksin, sevgilim. Lütfen benden gün ışığını alma.)

    Michael, şarkıyı sürdürdükçe, bebeğin sorunlu, kesik kesik olan solunumu, küçük bir kediciğin nefes alış verişi gibi, düzenli bir hale girmeye başlamıştı.

    “Şarkı söylemeye devam et bebeğim. “The other night,dear,as I lay sleeping, I dreamed I held you in my arms.”(Geçen gece uyurken, rüyamda seni kollarımda tuttuğumu gördüm sevgilim.) Michael’in küçük kardeşi sakinleşmeye devam ediyordu. Ama bu bir iyileşme de gösteren sakinleşmeydi. “Devam et Michael.” O diktatör başhemşirenin yüzü yaşlarla ıslanmıştı. Karen de coşkuyla şarkıya katıldı. “You are my sunshine,my only sunshine. Please don’t take my sunshine away.”

    Ertesi gün, gerçek bir “mucize” olmuş ve küçük kız eve gidebilecek kadar iyileşmişti. Sevdiğiniz insanlar için ümidinizi asla yitirmeyin. Çünkü sevgi inanılamayacak kadar güçlüdür.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Misafir Üye

    gerçekten güzel bir öykü sevginin önüne kolay kolay hiçbir şey geçemez...



  5. Misafir Üye

    sevgiyi saygıyı kalplerimizden hiç eksik etmeyelim iyi insan olalım ve insanlığa faydalı işler yapalım



  6. Misafir Üye

    bence çok güzel hikayeler ellerinize sağlık ama biraz daha kısa olsaydı daha güzel olurdu....



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.